17:47 12.05.2005 Suluğumdan ufak çayırköpekleri ile dolu bir ovada var gücümle çeviriyorum pedallarımı.Çok tatlı hayvan bu çayır köpekleri velhasıl.Giro turunu izlemekle eş değer eğlence yolda onları görmek.Rüzgar ise karşıma geçip benimle alay ediyor ama bilmiyor ki dönüş sırasında bende onunla alay edeceğim.. Yol uzun,düşüncelerse benimle beraber başlıyorlar birbir aklıma gelmeye.Düz yolun çizgilerini bir sağ, bir sol yaparak takip ediyorum.Dümdüz yol.Kimsecikler yok.Ankara yolu böyleyse,diğer yollar dahada boştur diyerek gülümsüyorum kendi kendime.Birden yanımdan dört tane çayır köpeği bana bakarak koşturuyorlar benimle beraber.Sağa sağa ezileceksiniz diye bağırıyorum ama gülüyorum bir yandanda.Beni anlamıyorlar ki.. Bomboş ova.Bir sağa bir sola bakıyorum bu tatlı ovada.Hem seviyorum hemde darılıyorum ona bir baba misali. Suluğumdaki su bitmeye yakın bir benzinliğe uğrayıp,benzinlikteki amcayı şaşırtıyorum.Biraz su isteyip, teşekkür ve dua ettikten sonra yine kalın lastiklerimin yolda bıraktığı sesleri,dinlediğim müzik ile karıştırıyorum.Herşey duruyor,zaman,mekan.Yanımda binlerce ama binlerce pedallayan ve aynı yola baş koymuş pedalcılar beliriyor.Sohbete dalıyorum onlarla uzun uzun.Bu Ölümsüzlük Turu.Galibi yok.. Arkamdan bir korna ile hepsi hafifce görünmez oluyorlar.Geçen kamyonun selamına yanıt veriyorum. Oda yolda nasılsa.Bizden farkı iki teker fazladan götürmesi beraberinde.Birde formasını kaskını giyse tamam olacak.Nabız saatim ise çalışmıyor,çalışmamasınada aldırmıyorum.Sadece pedallıyorum her saniye.. Ve 35 Yazıyor uzaklık.Şehir orada biliyorum.Kaçmayacak benden.. Rüzgardayım...Ondan hızlıyım bu sefer.Gülümsüyorum yine sessizce.. Kimler bu yolda merak ediyorum.. ...